HEP MUTSUZLUK KALIR BAŞUCUNDA…

Mutluluğu uzak, yalancı bir hayalmiş gibi dolaştırıyorum başucumda
Bir gölge gibiyim hayatımın, satır aralarında kaybolan, kendine yenilen
Tükenmiş, kullanılmış, oradan oraya sürüklenen yarınsız biri…
Tüm gelecek, acıyla iç çeken an birikintileri gibi dökülür, dağılır
Çıkışı olmayan bir yeryüzüne açılır sonra…
Neden gözlerim sevinç akıtmaz, bilmez kimse bunu.
Ve utanmaz geçmiş dikilir önümde,
Soyunur gecede, sarılır, bırakmaz
Karşı konulamaz bir fahişeye bürünür soluğuyla
Ansızın günahlarına dokunduğunu anlarsın
Sayar bir bir gözyaşlarını, yazgısına emanet hesapsız bir acıyla bırakıp gider
Ve hep kendini terk etmiş ucube bir düş kırığı misali kalakalırsın orada
Koyverilmiş, umursanmaz bir “an”da esrik ve hissiz,
Acıdan bıkmış, acısız bir benliğe dönüşürsün.
Bir türkü gibi “şimdi” yi dolarsın diline, şaşırırsın…
Bir şimdi var mı, barınır mı bu yoksul gecelerde?
Yoksa hep ucuz bir geçmişle mi örtülü?
Karnını deşen bir geçmişle mi sevişir yalnızca?
Hep sevmiş ama hiç sevilmemiş bir çocuk olarak mı kalır yoksa?
Bilemezsin, hep mutsuzluk kalır başucunda…

 

Written by Sancar CAN

Bizimle düşünceni paylaşır mısın?