SIRADANLAŞMAYAN, SINIRLANDIRILMAYAN TÜM SEVGİLERE…

Sorgulamaktan, düşünmekten kaçtığın için mi oluyor bu can kırıkları? Umursamazlık olamaz, çok üzüldüğüm için artık dayanamadığından mı o görmezlikler? Oysa ben üzüntümü görmeni, kendi üzüntün gibi sahiplenmeni istedim; aslında sana dairdi her hüzün her mutluluk gibi. Her üzüntünde bende yandım, her canının yanmasında kayboldum.

Sevgimi en derinimde, hayatımın tamamında var ettim. Belki de bu yaşamda sevgilerin sınırlandırılıp, sıradanlaştırıldığını unuttum. Ben seni alışma olmayan, bitmeyecek olan bir tutkuya dönüştürdüm. Kimi zaman hayatın zorluğuna, anlamsızlığına karşın ölmeyi arzuladım; ama bırakıp gidemedim seni. Yalnız yapabilir miydin? Sahi bir defasında “senden başka kimsem olmadığını mı sanıyorsun?” demiştin bana. Doğru muydu bu; yoksa yine bir öfkeye mi kurban etmiştin bizi? Bu cümle o kadar incitti ki beni; sessizce, köşemde kırıklarımı dağıttım şiirlere. Çoğu zaman sustum, bazen tutamadım kendimi. Ben de bir insandım ve kusursuz değildim.  Ardı arkası kesilmeyen o cümleler nerden geliyordu diye düşündün mü? İçimde sandığından daha büyük bir dünyaydın. Sen unuttun mu varlığının benim için ne kadar önemli olduğunu? Sana ne kadar sıkı sarıldığıma inanamadın mı? Benim gibi biri hayatında olmadığı için şaşkınlık mı yaşıyordun? Hoyratça davranışın bundan mıydı?

Şimdi ellerim neden boşluğa sarılıyor? Gözlerim bana bakan masum bakışlarını neden göremiyor?

Written by Sancar CAN

Bizimle düşünceni paylaşır mısın?