SİZ EN ÇOK HANGİ OYUNU OYNADINIZ?

Hayatın bilinmez köşelerinde oynayıp durdum hep
Çocukluktan kalma tüm oyunlar vardı içinde
Saklambaç, körebe, yakar top en çok oynadığım ve en çok sevdiklerim
Hepsinin ortak bir yazgısı vardı ya sen kaçıyordun ya da diğerleri
Birileri kazanıp birileri kaybediyordu.
Hiç değişmemişim, hayatla oynadığım oyunda da en çok bunları sevdim ve en çok da bu oyunlar canımı yaktı aslında. Peki en çok hangisini oynadık hayatta?
Hayat bir saklambaç oyunuydu. Saklanıyordum, kendimden, insanlardan, günahlarımdan. Birileri arıyor muydu beni bilmiyorum? Hiç sobelemeyi başardım mı, ya da hep yakalandım mı? “Sobe sobe” demenin mutluluğu ne kadar sürdü? Mutluluk yarım yaşanmışlıklarla, yarım heveslerle ya da hayal kırıklıklarıyla mı gölgelendi yoksa?
Hayat, bir körebe oyunuydu. Gözlerim açıktı ama kimseyi bulamıyordum. Bulduğumu sandığım kişiler beni aramıyorlardı bu oyunda. Ben de o yüzden artık ne ruhumu ne de gönül gözümü açık bırakıyorum.
Hayat, bir yakar top oyunuydu. Birileri canınızı acıtmak için her türlü çabayı gösteriyordu, biri gidip biri geliyordu. Bazen sevdikleriniz bile yakar topu eline alıyordu, onlardan biri vurduğunda nasıl da canınız yanardı? Hiç can kaptık mı?
Aslında hepsi de tanıdıktı bu oyunların, neden aldandım, neden hep yenildim?
Çocukken hepsinden zaferle ayrılan ben neden başaramadım hayatta bu oyunları?
Bilinmez ve kimsesiz köşelerde ne aradığını bilmeyen yalnız bir çocuktum
Tüm çıkmaz sokaklar benden soruluyordu
Nasıl bir oyundu ki bu bir tek ben vardım
Arıyordum ama bulamıyordum
Kaçıyordum ama vuruluyordum
Her ne kadar zaman büyütse de beni değişmeyen bir gerçek vardı
Hep yeniktim, hayat zordu hep
Hayat uçurumlarda var olmaktı
Aslında bilinir sandığım bu bilinmezlikler ne çok aldattı beni.

Written by Sancar CAN

Bizimle düşünceni paylaşır mısın?